NASA DEPREMLERDEN ÖLENLERİN SORUMLUSUDUR
NASA DEPREMLERDEN ÖLENLERİN SORUMLUSUDUR
Meteoroloji, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır. Dünyada Meteoroloji biliminin tarihçesi oldukça eskiye dayanır. Meteoroloji biliminde yapılan keşiflerin tarih sıralaması bu konudaki gelişmeleri ayrıntılı olarak ortaya koymaktadır.
1500’lü yıllar: Galileo: Su termometresi.
1643: Evangelista Toriçelli: Civalı barometre.
1650: Blaise Pascal Rene Descartes: Basıncın yükseklikle değişimi.
1667: Robert Hooks: Rüzgar yönünü ölçen Anemometreyi İcat etti.
1719: Gabriel Fahrenheit: Sıcaklık ıskalasını geliştirdi.
1742: Anders Celsius: Santigrad ıskalasını geliştirdi.
1780: Horace de Saussure: Saç telinden nem ölçeri, higrometreyi icat etti.
1787: Jacques Charles: Havanın hacmi ve sıcaklık ilişkisini geliştirdi.
1835: Gaspard Coriolis: Dünyanın dönüşünün atmosferik hareketlere olan etkisini(koriyolus kuvvet) gösterdi.
1840’lı yıllar: Rüzgar ve fırtına kısmen anlaşıldı.
1843: Telgrafın icat edildi.
1848: Lord Kelvin: Kelvin ıskalasını geliştirdi.
1869: Eş basınçları birleştiren izobar eğrisinin keşfi.
1920’li yıllar: Hava kütlesi cephe kavramı keşfedildi.
1940’lı yıllar: Yüksek atmosfer balonu ile sıcaklı,basınç ve nem ölçüldü.Askeri uçaklar jet akımlarını keşfetti.
1950’li yıllar: Atmosferin davranışları Yüksek hızlı bilgisayarlarla, matematik formüller yoluyla tanımlanmaya başladı.
1960: İlk meteoroloji uydusu Tiros uzaya yerleştirildi. Hava tahmininde Sayısal modeller kullanılmaya başlandı.
1990’lı yıllar: Konvensiyonel radarların yerini Doppler radarlar alarak fırtına bulutlarının ayrıntısı keşfedildi.
2013: Türk Patent Enstitüsü Deprem Tahmin Hizmetlerinde ve Meteoroloji Hizmetlerinde kullanılmak üzere
Sütçü Bulutları markasını verdi.
İlk başarılı uydu 1 Nisan 1960’ta NASA tarafından fırlatılan TIROS-1 olarak kabul edilir.
Uydular hava olaylarını küresel olarak inceleme olanağı sağlayan uzaktan algılama cihazlarıdır. Dünya çevresindeki yörüngelerinde hareket ederlerken, sensörleri (radyometre) tarafından kaydedilen verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına gönderirler. Uyduların en önemli faydalarından biri, yer gözlem istasyonları kurulamadığı için verilerin toplanamadığı okyanus, çöl, dağlık alanlar, kutup bölgeleri vs. gibi çok geniş alanlardan meteorolojik bilgilerin elde edilmesidir.
Uyduların uzaktan algılama sistemleri cisimler tarafından yansıtılan ve cisimlerin vücut sıcaklığına bağlı olarak yaydıkları elektromagnetik radyasyonun, uzaya yerleştirilen platformlar (uydu) üzerinde bulunan radyometreler (pasif algılama) ve radarlar (aktif algılama) tarafından ölçülmesi prensibine dayanır. Bulutluluk, ozon miktarı ve konsantrasyonu, buzul alanlarının, atmosferik sıcaklık ve nem profillerinin, yağış miktarının tespiti, kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının belirlenmesi pasif algılama ile, okyanus dalga boyu, dalga yüksekliği, deniz yüzeyi rüzgar hızı ve yönünün tespiti aktif algılama ile yapılır.
Meteorolojik uydular yörüngelerine göre temel olarak iki kısma ayrılırlar:
Geostationary (Sabit Yörüngeli) Uydular
Polar (Kutupsal Yörüngeli) Uydular


Yukarıda kızılötesi uydu görüntüsündeki beyazlığın deprem öncesi hareketini dikkate aldım ve Türk Patent Enstitüsü’ne başvuru yaptım. Sütçü Bulutları markasını Deprem Tahmin ve Meteoroloji hizmetlerinde kullanmak üzerine aldım.


Türk Patent Enstitüsünden Meteoroloji hizmetlerinde hava tahmininde kullanılan uydu görüntülerindeki Sütçü (Deprem) Bulutlarının yoğunluğu ve hareketlerini takip ederek yaptığım tahminlerde %95 başarı oranın dikkate alınmaması dikkatimi çekmektedir.
Elektromanyetik Dalgalanmalar ve Kızılötesi Işın:
Kızılötesi (infrared) ışınlar gündelik hayatımızda bolca yer alırlar. Televizyonda kanal değiştirmek için kumandanın tuşlarına bastığımızda, kumanda televizyona ışık dalgaları gönderir. Bu ışık görünür bölgenin dışında olduğu için çıplak gözle gözlenemez. Ancak cep telefonu kameralarıyla görülebilir ve kızılötesi dalga boyundadır.
Kızılötesi Işın: TV kumandasından çıkan ışığın görünümüdür.
Kızılötesi ismindeki uydu görüntüleri ve Sütçü (Deprem) Bulutları depremin olacağının ve olduğunun da bilgisini verir.
İlk başarılı uydu 1 Nisan 1960’ta NASA tarafından fırlatılan TIROS-1 olarak kabul edilir.
Uydular dünya çevresindeki yörüngelerinde hareket ederlerken, sensörleri (radyometre) tarafından kaydedilen verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına gönderirler.
Elektromanyetik Dalgalanmalar ve Kızılötesi Işın:
Kızılötesi (infrared) ışınlar gündelik hayatımızda bolca yer alırlar. Televizyonda kanal değiştirmek için kumandanın tuşlarına bastığımızda, kumanda televizyona ışık dalgaları gönderir. Bu ışık görünür bölgenin dışında olduğu için çıplak gözle gözlenemez. Ancak cep telefonu kameralarıyla görülebilir ve kızılötesi dalga boyundadır.
Kızılötesi Işın: TV kumandasından çıkan ışığın görünümüdür.
Kızılötesi ismindeki uydu görüntüleri ve Sütçü (Deprem) Bulutları depremin olacağının ve olduğunun da bilgisini verir.
Yer istasyonlarında bu görüntülerle hava tahmini yapıldığı gibi Sütçü (Deprem) Bulutlarını takip etmek suretiyle deprem tahmini yapılabileceğini (2013 yılında Antalya Kemer’de yapılan 3. Uluslararası Coğrafya Sempozyumunda dünyada 55 ülkeden katılan 400 akademisyene dağıtılan sempozyum kitapçığında özet yayınlandı ve ayrıca sunum da yaptım.
dünya meteorolojisinin ve özellikle NASA’nın dikkate almayışı depremlerden canlıların ölümüne sebep olmaktadır.
Uluslararası Bilim Kurulu (Alfabetik)
Abdalla Abdsalam AHMED – Water Resources, UNESCO
Seyed Esmaeil ASGHARPOUR – Islamic Azad University, Iran
Ibrahim ATALAY – Dokuz Eylül Üniversitesi, Türkiye
Dan BALTEANU – Romanian Academy, Romania
Darius BARLETT – University College Cork, Ireland
Gideon BIGER – Tel Aviv University, Israel
Stanley D. BRUNN – University of Kentucky, USA
Helmut BRÜCKNER – University of Marburg, Germany
Eric CORIJN – Vrije Universiteit Brussel, Belgium
Andrej ČERNE – University of Ljubljana, Slovenia
İsa CUREBAL – Balikesir Üniversitesi, Türkiye
Mimoza DUSHI – University of Pristina, Kosovo
Recep EFE – Balikesir Üniversitesi, Türkiye
Abd-Alla GAD – NARSS, Egypt
Jean-Pierre GARREC-Centre de Recherche de Nancy,France
Wei-Hua GUO – Shandong University, China
- Faridah HANUM – Universiti Putra, Malaysia
Ayman El-Desouki IBRAHIM – NARSS, Egypt
Mihai IELENICZ – Bucharest University, Romania
Vishwas S. KALE – University of Pune, India
Gilbert KELLING- Keele University, UK
Elias A. KOURLIOURUS – University of the Aegean, Greece
Pua Bar KUTIEL – Ben Gurion University, Israel
A.LATIFF – Universiti Kebangsaan, Malaysia
Darrel MADDY – University of Newcastle, UK
Laila MANDI- CNEREE – University Cadi Ayyad, Morocco
René MATLOVIČ – University of Presov, Slovakia
Ouessar MOHAMED – Institut des Régions Arides,Tunisia
Takashi OGUCHI – University of Tokyo, Japan
Nizar OMRANI – Arid Land Institute, Tunisia
Osman Abdel Rahim OSMAN – RSC, NRC, Sudan
Munir OZTURK – Ege Üniversitesi, Türkiye
Mario PANIZZA- Modena University, Italy
Galina PARANINA – Herzen State University, Russia
Tony PARSONS – University of Sheffield,UK
Fantina TEDIM – University of Porto, Portugal
Jorge Batlle SALES – University of Valencia, Spain
Nadia SÉNÉCHAL – University Bordeaux, France
Amin SHABAN – RSC NC Scientific Research, Lebanon
Abdullah SOYKAN – Balıkesir Üniversitesi, Türkiye
Süleyman SÖNMEZ – Balıkesir Üniversitesi, Türkiye
Witold WILCZYNSKI – Pedagogical Univ of Kraków,Poland
Aaron YAIR – Hebrew University, Israel
Gabriele ZANETTO – Foscari University, Italy
Yassine ZARHLOULE – University of Mohamed I, Morocco
Düzenleme Kurulu
İbrahim ATALAY – Dokuz Eylül Üniversitesi
Recep EFE – Balıkesir Üniversitesi
Abdullah SOYKAN – Balıkesir Üniversitesi
İsa CÜREBAL – Balıkesir Üniversitesi
Raziye OBAN – Dokuz Eylül Üniversitesi
Hasan ÇUKUR – Dokuz Eylül Üniversitesi
Murat POYRAZ – Ahi Evran Üniversitesi
Belkiya ERCAN – Süleyman Demirel Üniversitesi
Hande POYRAZ – Ahi Evran Üniversitesi
Mehmet Ali EROĞLU – Akdeniz Üniversitesi